petshop
petshop

                   

  1. Türkiye'nin en büyük Muhabbet Kuşu Forumuna Hoşgeldiniz
    Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, lütfen öncelikle Forum Kurallarını okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzdan yararlanamazlar.
    Eğer zaten kayıtlı kullanıcı iseniz, lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile, Giriş yapınız. (Sitemize üyelik ücretsizdir)

    Notu Gizle

Kanatlılarda Bağışıklık Sistemi

Konusu 'Muhabbet Kuşu Bakımı ve Beslenmesi' forumundadır ve Duranettin ERAYDIN tarafından 12 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. Duranettin ERAYDIN
    Çevrimdışı

    4. Kanatlılarda Bağışıklık Sistemi Üzerine
    Besin Maddelerinin Etkisi
    4.1. Enerji
    Karma yemin enerji düzeyindeki değişiklik
    kanatlının bağışıklık sistemini etkilemektedir.
    Şöyleki; enerji tüketimi; bağışıklık hücrelerinin
    aktivitesinin yanı sıra bağışıklığı etkileyen
    tiroksin, kortikosteroid, glukagon, kateşölamin
    gibi hormonların aktivitesini etkilemektedir
    (Rama Rao et al., 1990).
    Benson et al. (1993), ticari etlik piliç
    karma yemlerinde metabolik enerjiyi artırmak
    amacıyla mısır yağı yerine mısır nişastasının
    kullanımıyla, immunolojik stresin yem tüketimi
    ve canlı ağırlık artışı üzerine olan olumsuz
    etkilerini azalttığını bildirmişlerdir. Karma
    yemin yağ asidi kompozisyonunun ve
    miktarının, prostaglandin sentezini
    düzenleyerek kanatlılarda humoral bağışıklığı
    ve çeşitli patojenlere karşı korunmayı artırdığı
    ifade edilmektedir (Parmentier et al., 2002).
    Timusun, dalağın ve bursa fabricius’un
    büyüklüğünün rasyon çoklu doymamış yağ
    asidi miktarından, omega-6/omega-3 yağ
    asitleri oranından ve omega-3 çoklu doymamış
    yağ asidi bileşenlerinden önemli derecede
    etkilendiği de saptanmıştır. Özellikle doymamış
    yağ asitlerinin yüksek düzeylerinin makrofajları
    artırarak bağışıklığı artırdığı bildirilmiştir.
    4.2. Protein
    Bursa fabriciusun ve timusun büyümesinin
    kanatlının vücut gelişiminden daha fazla olması
    nedeniyle, büyüme döneminin başlangıcındaki
    protein yetersizliği lenfoid organların
    gelişiminin bozulmasına neden olmaktadır.
    Protein yetersizliği antikor üretimini ve T
    lenfositlerinin üretimini önlemektedir (Deif et
    al., 2007). Glick et al. (1983) karma yemdeki
    protein düzeyinin azaltılmasının (ihtiyacın
    %33’ü düzeyinde) tavuklarda timustaki
    lenfositlerin sayısını azalttığını saptamışlardır.
    Payne et al. (1990) normal protein düzeyi
    (%21) ile yetersiz protein düzeyli (%7) karma
    yemlerle beslenen New Hampshire tavukları
    karşılaştırdıkları çalışmalarında; protein
    yetersizliğinin lenfositlerin ve tüm beyaz kan
    hücrelerinin miktarı ile fitohemagglutinin-M
    hücrelerinin çoğalmasını önlediğini özellikle
    protein yetersizliğinin hücresel bağışıklığı
    olumsuz yönde etkilediğini saptamışlardır.
    4.3. Amino Asitler
    Kanatlılarda bağışıklığı artırmak için
    gerekli olan metiyonin düzeyi maksimum
    büyüme için gerekli olandan daha fazla olup
    (Swain et al., 2000), yüksek düzeylerde
    metiyonin içeren rasyonla beslenen etlik
    piliçlerin daha yüksek antikor titresine sahip
    olduğu bildirilmektedir. Özellikle metiyonin
    yetersizliğinde; lenfosit düzeyi ciddi şekilde
    azalmış, bursa fabricius atrofiye uğramış ve
    timus bezinin fonksiyonları bozulmuştur (Rama
    Rao et al., 2003). Metiyonin ve sistin ilavesinin
    hücresel ve humoral bağışıklığın artırılmasında
    önemli rol oynadığı bildirilmektedir (Tsiagbe et
    al., 1987).
    Karma yemdeki lizin düzeyinin artırılması
    haemaglutinasyon ve aglutinin titreleri ile IgG
    ve IgM düzeylerini iyileştirmektedir. Karma
    yemdeki arjininin düzeyi tavuklarda
    makrofajların nitrik oksit üretimini, lenfoid
    organların ağırlıklarını ve viral bir enfeksiyon
    durumunda heterofil/lenfosit oranını önemli
    düzeyde artırdığı saptanmıştır (Kidd, 2004).
    Valin’in maksimum büyüme için
    kullanılan miktarından daha fazlası, bağışıklığı
    ve antikor üretimini artırmak için gereklidir.
    Lösin, izolösin ve valin gibi yan zincirli amino
    asitlerin yetersizliği timusun ve bursa
    fabriciusun nispi büyüklüğünü ve etlik
    piliçlerde SRBC (sheep red blood cell)’e karşı
    antikor titrelerini azaltmıştır. Ayrıca
    immunglobulinlerin yüksek düzeylerde treonin
    ve valin amino asidi içerdiği, yetersizliği
    durumunda bağışıklığın zayıfladığı gözlenmiştir.
    4.4. Vitaminler
    4.4.1. Vitamin A
    Vitamin A, lenfoid organların ve epitel
    dokuların canlılığının devamını sağlamak
    suretiyle; hücresel ve humoral bağışıklığın
    artırılmasında önemlidir. A vitamini, B
    lenfositlerinin gelişimini ve farklılaşmasını
    yönetmektedir. A vitamininin yetersizliği veya
    fazlalılığı, kanatlılarda bağışıklık sistemini
    kötüleştirmekte ve E. coli infeksiyonuna olan
    hassasiyetini artırmaktadır. Vitamin A
    yetersizliğinde, serum immunglobulinlerin
    düzeyi düşmekte, IgG, IgA ve mitojenlere
    cevap azalmakta ve doğal öldürücü hücre
    aktivitesi azalmaktadır (Friedman et al., 1991;
    Lin et al., 2002). Ayrıca vitamin A yetersizliği;
    bursa fabriciusun bazal hücrelerinin
    keratinizasyonuna ve T-lenfosit yanıtında
    azalmaya da neden olmaktadır (Kidd, 2004).
    Vitamin A fazlalığında; civcivlerin belirli
    protein antijenlerine ve hücresel bağışıklığa
    olan yanıtları düşmekte ve vitamin E’nin
    etkinliği de kötüleşeceği için bağışıklık
    azalmaktadır. Vitamin A fazlalığı durumunda,
    yetersizliğine kıyasla civcivlerin E. coli’ye
    karşı daha hassas oldukları bildirilmektedir.
    4.4.2. Vitamin D
    Monositleri ve makrofajları içeren
    bağışıklık hücrelerinde, vitamin D’nin
    reseptörleri veya metabolitleri bulunmaktadır.
    Vitamin D3, promonositlerin ve monositlerin
    makrofajlara farklılaşması ve makrofajların
    düzgün fagositik ve sitotoksik aktivitelerinde
    önemli rol oynamaktadır. Vitamin D3’ce
    yetersiz karma yemle beslenen etlik piliçlerde
    timus ağırlığının, makrofaj fonksiyonunun ve
    hücresel bağışıklığın önemli derecede gerilediği
    görülmüştür (Aslam et al., 1998).
    4.4.3. Vitamin E
    E vitamini timusta ve dalakta bulunan T
    yardımcı hücrelerin oranını ve çoğalmasını
    değiştirmek suretiyle hücresel ve humoral
    bağışıklığı artırmaktadır. Vitamin E
    yetersizliğinin makrofajların fagositik
    aktivitelerini düşürdüğü bildirilmektedir
    (Konjufca et al., 2004). Leshchinsky and
    Klasing (2001), kanatlılarda bağışıklığı artıran
    optimum vitamin E düzeyinin; 25-50 IU/kg
    olduğunu saptamışlardır. Ayrıca Konjufca et al.
    (2004), 300 mg/kg düzeyinde vitamin E ilaveli
    rasyonu tüketen etlik piliçlerde E. coli
    enfeksiyonundan kaynaklanan ölüm oranının 3
    veya 8 kat azaldığını saptamışlardır. Bu çalışma
    vitamin E ilavesinin, etlik piliç besisinin erken
    döneminde makrofajın fagositik aktivitesini
    artırdığını ortaya koymuştur.
    4.4.4. B kompleksi vitaminleri
    B kompleksi vitaminleri, birçok enzimin
    kofaktörü olarak görev yapmaktadır. Özellikle
    vitamin B6 ve bağışıklık üzerinde çalışılmış
    olup bu vitaminin yetersizliğinde SRBC’ye
    karşı antikor yanıtı ile IgG ve IgM üretiminin
    düştüğü görülmüştür. Çünkü lenfoid organların
    gelişimi ve devamlılığı için vitamin B6’nın gerekli olduğu saptanmıştır.
    4.4.5. C vitamini
    C vitamini, antioksidan özelliğinden dolayı
    lökosit membranlarının yapısındaki bozulmayı
    önlemektedir. Ayrıca glukokortikoidlerin
    sentezini azaltarak kanatlıların, stresin olumsuz
    etkilerine ve bir çok hastalıklara (E. coli,
    Newcastle hastalığı, Gumboro ve Marek
    hastalığı) karşı direncini artırmaktadır
    (McCorkle et al., 1980; Pardue et al., 1985).
    4.5. Mineral Maddeler
    Mineral maddeler; enzimlerin kofaktörleri
    olmaları ve hormon fonksiyonunu ayarlamaları
    nedeniyle, metabolizmanın ve bağışıklığın
    düzenlenmesinde önemli rol oynamaktadırlar.
    Minerallerin organik-şelat formları, inorganik
    formlarına nazaran daha iyi absorbe edildikleri
    için; şelat formundaki mineral maddeler karma
    yeme ilave edildiğinde bağışıklık önemli
    derecede artırılmıştır (Digby et al., 2003).
    Özellikle selenyum, çinko, sodyum, klor, bakır,
    demir ve kobalt gibi mineral maddelerin
    bağışıklık sistemini etkilediği bildirilmektedir.
     

Sayfayı Paylaş

Kullanıcılar bu sayfayı, aşağıdaki kelimeleri arayarak buldu :

  1. muhabbet kusu omega 3