18 Mart Çanakkale Zaferi

Konusu 'Havadan Sudan' forumundadır ve Ferdi NAMLI tarafından 18 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Ferdi NAMLI
    Çevrimdışı

    Ferdi NAMLI Profesyonel

    Katılım:
    25 Ocak 2015
    Mesajlar:
    555
    Beğenileri:
    2
    Yer:
    Güngören/İstanbul
    Çanakkale Zaferimizin 100. yıldönümü kutlu olsun!
    Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
    Şükürler olsun bizleri sizin torunu yapan yüce ilaha.
    [​IMG]

    [YOUTUBE]NubDy2vHObQ[/YOUTUBE]
     
  2. APEX
    Çevrimdışı

    APEX Süper Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2015
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    1
    Saygı ve hürmetle anıyoruz.
    Rabbim onlara cenneti bahşeylesin.Amin.
     
  3. Çağrı GÖKÇEK
    Çevrimdışı

    Çağrı GÖKÇEK Profesyonel

    Katılım:
    12 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    647
    Beğenileri:
    0
    Mekanları cennet olsun.
     
  4. Gokhan ERKAN
    Çevrimdışı

    Gokhan ERKAN Profesyonel

    Katılım:
    4 Aralık 2013
    Mesajlar:
    4.170
    Beğenileri:
    5
    Yer:
    İstanbul/Beylikdüzü
    Allah topraklarını bol, mekanlarını cennet etsin. Zaten gidecekleri yer belli. En güzel mertebeyle orada olacaklar. Böyle cengaver ve vatanperverler olmasaydı annemiz belli olurdu da babamız belli olmazdı. Allah hepsinden razı olsun. Bugün burada bunları yazabiliyorsak şehitlerimizin sayesindedir. Şükürler olsun ki Türk doğduk. Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene.
     
  5. Furkan Yahya ÖZMEN
    Çevrimdışı

    Katılım:
    11 Ocak 2015
    Mesajlar:
    448
    Beğenileri:
    0
    Yer:
    Kdz Eregli
    Eğilde kulak ver bu sessiz yığın

    Bir vatan kalbinin attığı yerdir


    Ruhları sad olsun
     
  6. bysmtnc
    Çevrimdışı

    bysmtnc Profesyonel

    Katılım:
    27 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    657
    Beğenileri:
    0
    Yer:
    Trabzon
    Mekanları cennet olsun.ALLAH onlardan razı olsun.
     
  7. CEM CANER
    Çevrimdışı

    CEM CANER Profesyonel

    Katılım:
    3 Ekim 2013
    Mesajlar:
    2.819
    Beğenileri:
    12
    Yer:
    BALIKESİR/ERDEK -ŞUANLIK KÜTAHYA :)
    şehitlerimize minnet borcumuz hiç bitmeyecek , ruhları şad olsun
     
  8. qwxbb
    Çevrimdışı

    qwxbb Profesyonel

    Katılım:
    15 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    358
    Beğenileri:
    1
    Buralardanda ŞEHİTLERİMİZE sonsuz saygılar.
     
  9. Levent ACAR
    Çevrimdışı

    Levent ACAR Profesyonel

    Katılım:
    8 Aralık 2013
    Mesajlar:
    14.166
    Beğenileri:
    189
    Yer:
    İstanbul / Maltepe
  10. huseyinvurur
    Çevrimdışı

    huseyinvurur Site Bağımlısı

    Katılım:
    23 Şubat 2015
    Mesajlar:
    85
    Beğenileri:
    1
    Yer:
    Ankara
    Saygı ve minnetle anıyoruz
     
  11. Ferdi NAMLI
    Çevrimdışı

    Ferdi NAMLI Profesyonel

    Katılım:
    25 Ocak 2015
    Mesajlar:
    555
    Beğenileri:
    2
    Yer:
    Güngören/İstanbul
    Helal olsun Karaman'a çok iyi yapmışlar gerçekten.
     
  12. Uğur GENÇ
    Çevrimdışı

    Uğur GENÇ Moderator

    Katılım:
    24 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    7.731
    Beğenileri:
    515
    Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
    Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
    Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
    Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
    Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
    Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
    Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
    O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.
    Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
    Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
    'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
    Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
    Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
    Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
    'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
    Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
    'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
    Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
    Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
    Mehmet Akif Ersoy
     
  13. Yusuf Kürşat AKKUŞ
    Çevrimdışı

    Muhabbet Kuşu Üreticisi

    Katılım:
    27 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    9.616
    Beğenileri:
    364
    Yer:
    İstanbul/Pendik
    Allah mekanlarini cennet etsin nur içinde yatsinlar bugün var isek sayelerinde
     

Sayfayı Paylaş